<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Neylersin | Umutlarınızı Ertelemeyin - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.neylersin.net/</link>
		<description><![CDATA[Neylersin | Umutlarınızı Ertelemeyin - http://www.neylersin.net]]></description>
		<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 17:42:16 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Avusturya, Viyana, Şehir içi ulaşım]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-avusturya-viyana-sehir-ici-ulasim</link>
			<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 20:26:37 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-avusturya-viyana-sehir-ici-ulasim</guid>
			<description><![CDATA[Şehirde: toplu taşıma hizmetinde: otobüs, tranvay ve metro var. Tüm bu ulaşım araçları, aksaksız olarak çalışıyor. Otobüs ve raylı sistem araçları: kırmızı-siyah renktedir. TRAFİK: Genelde, araçlar yayalara saygılı. Trafik ışıklarına harfiyen uyuluyor. Kaldırıma çıkmadığınız zaman, araç sürücüleri hareket etmiyorlar. Bütün kaldırımlar: başı ve sonu, yolla birleşecek şekilde yapılmış. Böylece: bebek arabası, bisiklet, paten, kaykay, bavul [...&#93;<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viyana-sehir-ici-ulasim/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viya.../#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Şehirde: toplu taşıma hizmetinde: otobüs, tranvay ve metro var. Tüm bu ulaşım araçları, aksaksız olarak çalışıyor. Otobüs ve raylı sistem araçları: kırmızı-siyah renktedir. TRAFİK: Genelde, araçlar yayalara saygılı. Trafik ışıklarına harfiyen uyuluyor. Kaldırıma çıkmadığınız zaman, araç sürücüleri hareket etmiyorlar. Bütün kaldırımlar: başı ve sonu, yolla birleşecek şekilde yapılmış. Böylece: bebek arabası, bisiklet, paten, kaykay, bavul [...]<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viyana-sehir-ici-ulasim/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viya.../#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Avusturya, Viyana, Genel]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-avusturya-viyana-genel</link>
			<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 20:26:37 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-avusturya-viyana-genel</guid>
			<description><![CDATA[Sakin bir insanım, huzur ve güven arıyorum diyorsanız, Viyana şehri, tam size uygun bir yer. Eğlenmeyi, hareketli bir yaşamı severim, geceleri uyumayan bir şehir istiyorum diyorsanız, Viyana’dan hoşnut kalmayacaksınız. Şehrin adı: Almanca “Wien” olarak okunuyor. Bunun dışında, tarihi süreç içinde; şehre verilen diğer isimler şunlar: Venia, Wienne, Vedunia. Bu kelimelerin anlamı: orman akışı. Habsburg hanedanlığı: [...&#93;<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viyana-genel/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viya.../#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sakin bir insanım, huzur ve güven arıyorum diyorsanız, Viyana şehri, tam size uygun bir yer. Eğlenmeyi, hareketli bir yaşamı severim, geceleri uyumayan bir şehir istiyorum diyorsanız, Viyana’dan hoşnut kalmayacaksınız. Şehrin adı: Almanca “Wien” olarak okunuyor. Bunun dışında, tarihi süreç içinde; şehre verilen diğer isimler şunlar: Venia, Wienne, Vedunia. Bu kelimelerin anlamı: orman akışı. Habsburg hanedanlığı: [...]<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viyana-genel/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viya.../#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Avusturya, Viyana, Tarih]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-avusturya-viyana-tarih</link>
			<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 20:26:37 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-avusturya-viyana-tarih</guid>
			<description><![CDATA[İLK KURULUŞ: Viyana şehrinin ilk kuruluşu: MÖ.500 yıllarında, Galya bölgesinden göçen Keltler tarafından sağlanmıştır. TAKİP EDEN DÖNEMLER: Roma imparatorluğu döneminde: doğu sınırlarını savunmak için buralara gelen Romalı askerler, garnizonlarını, günümüzdeki İçkentte “Hoher Markt” bölgesinde kurarlar. MS.280 yılında, Roma İmparatoru Probus, Viyana ormanlarının eteklerinde üzüm bağları kurar ve gelecek nesillerin minnettarlığını kazanır. Zaten, günümüzde, buradaki yani [...&#93;<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viyana-tarih/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viya.../#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İLK KURULUŞ: Viyana şehrinin ilk kuruluşu: MÖ.500 yıllarında, Galya bölgesinden göçen Keltler tarafından sağlanmıştır. TAKİP EDEN DÖNEMLER: Roma imparatorluğu döneminde: doğu sınırlarını savunmak için buralara gelen Romalı askerler, garnizonlarını, günümüzdeki İçkentte “Hoher Markt” bölgesinde kurarlar. MS.280 yılında, Roma İmparatoru Probus, Viyana ormanlarının eteklerinde üzüm bağları kurar ve gelecek nesillerin minnettarlığını kazanır. Zaten, günümüzde, buradaki yani [...]<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viyana-tarih/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/avusturya-viya.../#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Denizli, Kale]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-denizli-kale</link>
			<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 20:26:37 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-denizli-kale</guid>
			<description><![CDATA[Muğla yönünden Denizli yönüne giderken, uzun süre, zor yollardan ilerledikten sonra, hemen sol yanınızda, yeşillikler arasında, bir yamaçta Kale ilçesi görülüyor. xxxxxxxxxxxxx ULAŞIM: İlçe, Denizli-Muğla karayolunun 68.km.dedir. Muğla il merkezine uzaklık ise: 75 km.dir. Aydın iline uzaklık: 162 km.dir. Kale-Tavas arası uzaklık: 25 km. Kale-Muğla arası uzaklık: 75 km.dir. Denizli bölgesinden, Muğla yöresine gidenler, bu [...&#93;<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-kale/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-kale/#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Muğla yönünden Denizli yönüne giderken, uzun süre, zor yollardan ilerledikten sonra, hemen sol yanınızda, yeşillikler arasında, bir yamaçta Kale ilçesi görülüyor. xxxxxxxxxxxxx ULAŞIM: İlçe, Denizli-Muğla karayolunun 68.km.dedir. Muğla il merkezine uzaklık ise: 75 km.dir. Aydın iline uzaklık: 162 km.dir. Kale-Tavas arası uzaklık: 25 km. Kale-Muğla arası uzaklık: 75 km.dir. Denizli bölgesinden, Muğla yöresine gidenler, bu [...]<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-kale/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-kale/#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Denizli, Honaz]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-denizli-honaz</link>
			<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 20:26:37 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-denizli-honaz</guid>
			<description><![CDATA[Kiraz’ın başkenti. Bu kadar ileri bir iddia doğrumu bilmiyorum, ama burada gerçekten güzel kiraz üretiliyor. ULAŞIM: Denizli-Ankara, Denizli-Antalya, Afyon-İzmir karayolları üzerinde, çok önemli bir konumdadır. İl merkezi Denizli’ye uzaklık: 24 km. Denizli iline, Belediye otobüsleri ve minibüslerle 10 dakikada ulaşılır. TARİH: Honaz yöresinin: Frigya ve Karia bölgelerinin ayırım yerinde bulunması ve savunmaya elverişli konumu nedeniyle, [...&#93;<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-honaz/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-honaz/#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kiraz’ın başkenti. Bu kadar ileri bir iddia doğrumu bilmiyorum, ama burada gerçekten güzel kiraz üretiliyor. ULAŞIM: Denizli-Ankara, Denizli-Antalya, Afyon-İzmir karayolları üzerinde, çok önemli bir konumdadır. İl merkezi Denizli’ye uzaklık: 24 km. Denizli iline, Belediye otobüsleri ve minibüslerle 10 dakikada ulaşılır. TARİH: Honaz yöresinin: Frigya ve Karia bölgelerinin ayırım yerinde bulunması ve savunmaya elverişli konumu nedeniyle, [...]<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-honaz/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-honaz/#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Denizli, Tavas]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-denizli-tavas</link>
			<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 15:21:33 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-denizli-tavas</guid>
			<description><![CDATA[İsmi “Davaz” olarak da telaffuz edilen, insanlarının ticari becerilerinin ve meşhur tahinli-ballı pidesinin ön plana çıktığı, tarihi kalıntıların yoğun olarak bulunduğu bir yöremiz. Denizli-Muğla yolundan giderken, Acıpayam yolundan, güneye döndüğünüzde, o eşsiz manzara ile karşılaşırsınız.   ULAŞIM: İlçenin, il merkezine uzaklığı: 43 km.dir. Tavas-Kale arası uzaklık: 29 km.dir. Tavas-Karacasu arası uzaklık: 48 km. Tavas-Milas arası [...&#93;<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-tavas/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-tavas/#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İsmi “Davaz” olarak da telaffuz edilen, insanlarının ticari becerilerinin ve meşhur tahinli-ballı pidesinin ön plana çıktığı, tarihi kalıntıların yoğun olarak bulunduğu bir yöremiz. Denizli-Muğla yolundan giderken, Acıpayam yolundan, güneye döndüğünüzde, o eşsiz manzara ile karşılaşırsınız.   ULAŞIM: İlçenin, il merkezine uzaklığı: 43 km.dir. Tavas-Kale arası uzaklık: 29 km.dir. Tavas-Karacasu arası uzaklık: 48 km. Tavas-Milas arası [...]<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-tavas/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-tavas/#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yaz Meyvelerinin Faydaları]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-yaz-meyvelerinin-faydalari</link>
			<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 10:45:33 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-yaz-meyvelerinin-faydalari</guid>
			<description><![CDATA[Yaz Meyvelerinin Faydaları<br />
Uzmanlar, yaz meyvelerinin insan sağlığı açısından çok önemli olduğunu belirterek, mevsim değişikliğiyle vücutta yaşanan halsizlik, yorgunluk ve zihinsel yorgunluğa karşı çilek, kiraz, şeftali ve kayısının faydalarına dikkat çekiyor.<br />
işte yaz meyveleri ve faydaları<br />
Çilek<br />
Vücuda kuvvet verir. Kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığını önler. Aynı zamanda çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini güçlendirir. Kansere karşı koruyucudur. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasında çok faydalıdır. Bağırsak kurtlarını döker, idrar söktürür ve vücuttaki zararlı Maddeleri vücuttan uzaklaştırır. Kanı temizler. Diş etlerini güçlendirir ve Ağız Kokusunu giderir. Sakinleştirici etkisi ile tansiyonu düşürür ve stresi azaltır. Ateşi düşürür. Romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. Cildi nemlendirir, tazelik ve güzellik verir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Erik<br />
Yüksek antioksidan kapasitesi olan besindir. Bünyesinde B1, B2, B3, B6, A, C ve E vitaminleri, Protein, karbonhidrat, selüloz ve Mineral olarak da kalsiyum, Sodyum, demir, potasyum ve Magnezyum bulunur. Regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terleticidir. Sinir sistemini takviye eder. Kanı temizler ve Kansızlığa çare olur.<br />
Kiraz<br />
Kiraz güçlü bir ağrı kesicidir. 20 kirazda 12-25 miligram arası antosiyanin maddesi bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin Aspirin&#8217;den on kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Kolesterolü ve kan şekerini düşürür. Kirazlarda bulunan flavanoidler vücuttaki zehri temizler, antioksidan etki yapar, kabızlık gidericidir. Nikotinin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Böbreklerin taş ve kum yapmasını önler ve varsa zamanla döker. Safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olur. Yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlamaktadır.<br />
Karpuz<br />
Hem likopen hem de vitamin ve mineral açısından zengin, antioksidan kapasitesi yüksek bir yaz meyvesidir. Böbrekleri çalıştırır, idrar söktürür. Böbreklerde ve kanda biriken üre ve ürat tuzlarını temizler, kanseri önler.<br />
Kavun<br />
Bol miktarda B vitamini, brom ve iyot içeri. Bu sebeple kavun, sinirleri yatıştırır, kolay bir uyku sağlar. Damar tıkanıklığı, Kansızlık için de önerilir.<br />
Üzüm<br />
Bol miktarda vitamin, potasyum ve demir vardır. En önemli özelliği kan yapmasıdır. Ayrıca bedeni ve zihni güçlendirir. Zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Yüksek tansiyonu düşürür. Mide ülseri, gastrit, karaciğer hastalıkları, dalak rahatsızlıkları, romatizma ve mafsal iltihaplarında faydalıdır. Kabızlığı giderir. Cilt güzelliği sağlar<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/yaz-meyvelerinin-faydalari/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/yaz-meyve.../#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yaz Meyvelerinin Faydaları<br />
Uzmanlar, yaz meyvelerinin insan sağlığı açısından çok önemli olduğunu belirterek, mevsim değişikliğiyle vücutta yaşanan halsizlik, yorgunluk ve zihinsel yorgunluğa karşı çilek, kiraz, şeftali ve kayısının faydalarına dikkat çekiyor.<br />
işte yaz meyveleri ve faydaları<br />
Çilek<br />
Vücuda kuvvet verir. Kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığını önler. Aynı zamanda çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini güçlendirir. Kansere karşı koruyucudur. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasında çok faydalıdır. Bağırsak kurtlarını döker, idrar söktürür ve vücuttaki zararlı Maddeleri vücuttan uzaklaştırır. Kanı temizler. Diş etlerini güçlendirir ve Ağız Kokusunu giderir. Sakinleştirici etkisi ile tansiyonu düşürür ve stresi azaltır. Ateşi düşürür. Romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. Cildi nemlendirir, tazelik ve güzellik verir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Erik<br />
Yüksek antioksidan kapasitesi olan besindir. Bünyesinde B1, B2, B3, B6, A, C ve E vitaminleri, Protein, karbonhidrat, selüloz ve Mineral olarak da kalsiyum, Sodyum, demir, potasyum ve Magnezyum bulunur. Regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terleticidir. Sinir sistemini takviye eder. Kanı temizler ve Kansızlığa çare olur.<br />
Kiraz<br />
Kiraz güçlü bir ağrı kesicidir. 20 kirazda 12-25 miligram arası antosiyanin maddesi bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin Aspirin&#8217;den on kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Kolesterolü ve kan şekerini düşürür. Kirazlarda bulunan flavanoidler vücuttaki zehri temizler, antioksidan etki yapar, kabızlık gidericidir. Nikotinin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Böbreklerin taş ve kum yapmasını önler ve varsa zamanla döker. Safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olur. Yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlamaktadır.<br />
Karpuz<br />
Hem likopen hem de vitamin ve mineral açısından zengin, antioksidan kapasitesi yüksek bir yaz meyvesidir. Böbrekleri çalıştırır, idrar söktürür. Böbreklerde ve kanda biriken üre ve ürat tuzlarını temizler, kanseri önler.<br />
Kavun<br />
Bol miktarda B vitamini, brom ve iyot içeri. Bu sebeple kavun, sinirleri yatıştırır, kolay bir uyku sağlar. Damar tıkanıklığı, Kansızlık için de önerilir.<br />
Üzüm<br />
Bol miktarda vitamin, potasyum ve demir vardır. En önemli özelliği kan yapmasıdır. Ayrıca bedeni ve zihni güçlendirir. Zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Yüksek tansiyonu düşürür. Mide ülseri, gastrit, karaciğer hastalıkları, dalak rahatsızlıkları, romatizma ve mafsal iltihaplarında faydalıdır. Kabızlığı giderir. Cilt güzelliği sağlar<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/yaz-meyvelerinin-faydalari/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/yaz-meyve.../#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeraltı Kaynaklarımız]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-yeralti-kaynaklarimiz</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 08:35:01 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-yeralti-kaynaklarimiz</guid>
			<description><![CDATA[Yeraltı Kaynaklarımız<br />
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli yeraltı kaynakları şu şekilde sıralanabilir :Yeraltı suları,petrol,kömür,doğalgaz ve çeşitli madenler.<br />
Yer Kabuğunun Tabakalı Yapısı<br />
toprak,çeşitli kayaların aşınmasından oluşan,içinde çürümüş Bitki ve hayvan kalıntılarını bulunduran bir karışımdır.Toprak kayaların aşınarak küçük taneciklere parçalanmasıyla oluşur.<br />
Toprağın oluşmasını birçok faktör etkiler.Bunlarınbaşlıcalar,bölgedeki asıl kayanın türü,bölgede yaşayan organizma türleri,zaman ve iklimdir.Sıcakve nemli iklimlerde kayalar hızlı aşındığından,toprak çabuk oluşur.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Yeraltı suları ve Yeraltı Oluşumları<br />
Yeraltı Suları<br />
Tüm denizlerin sularını göz önüne alırsanız,Dünyada herkes için bol Su olduğunu düşünebiliriz.Oysa dünyada iki tane temel içme Suyu kaynağı vardır.bunlardan biri,yüzeyüzerinde,suyu tatlı olan göllerle nehirler,diğeri ise Toprak altında depo edilmiş yeraltı sularıdır.<br />
Artezyenler<br />
Bazen su içeren geçirgen kaya katmanı,geçirgen olmayan çanak biçimli iki katman arasında bulunabilir.Eğer su yanlarda yeterli yüksekliğe ulaşırsa,geçirgen olmayan tabaka delindiğinde,basınçlı su delinen yerden fışkırır.Bu tür kuyulara Artezyen kuyu denir<br />
Artezyen kuyusunun açıldığı yer su seviyesinin altında ise,kuyu açıldığındayeraltı suyu bileşik kaplar prensibine göre kendiliğininde fışkırır.<br />
Kaynak Suları:Bazen yeraltı suyu kendiğilinden yer yüzüne çıkar Böyle Sulara kaynak Sular denir.Kaynaklar,genellikle doymuş kuşağın gözeneksiz kaya tabakasıyla tepelerin kenarlarında bulunur. Bu durumda su hiç bir yere gidemez,fakat yüzeye baskı yaparak dışarı çıkar.<br />
Artezyen kuyuları ve kaynak suları küçük yerleşim birimlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilir.<br />
Kaynak ve kuyu sularının bulunduğu bölgelerde yerleşim alanları ve endüstri tesisleri kurmakson derece tehlikelidir.Yerleşim alanlarındanve endüstri tesislerinden çıkan atık ve kirli sular,gözenekli yapıdangeçerek kaynak ve kuyu sularına karışır. Sonuçta,toplum için önemi büyük olan kuyu ve kaynaksularıda kirlenmiş olur.<br />
Dinlendirme:Su önce büyük havuzlara alınarak içindeki iri taneli madelerin dibe çökmesi sağlanır.<br />
süzme:su,üst üste sıralanmış çakıl ,kum,ince kum katmanlarından geçirilir.Bu yöntemle Suyun bulanıklığı giderilir.<br />
Havalandırma:Dinlenen su fıskıye halinde havaya püskürtülerek veya birden akıtılarak havalandırılır.<br />
Mikroplardanarıtma:Klorlama veya ozonlama yöntemi ile Sudaki mikroplar öldürülür.Bu işlemler tamamlandıktan sonrasu depolaraalınarak yerleşim yerlerine pompalanır.<br />
iyi Bir içme Suyunda Aşağıdaki Özellikler Olmalıdır:<br />
Renksiz,kokusuz,duru ve tadı hoş olmalıdır<br />
içinde mikroplar ve başka canlı,cansız kalıntılar olmamalıdır<br />
içinde vücut için yararlı madensel Tuzlar yeterince olmalıdır<br />
Yeraltı Oluşumları:<br />
Sarkıt-Dikitler Ve Travertenler:Damla damla akan suyun biriktirdiği çeşitli minerallerden oluşan tortulkayaçlardır.Bu kayaçların mağaraların tavanlarından veya yanlarından buz saçağı gibi aşağıya doğru sarkan tiplerine sarkıtdenir.Mağaranın tabanından yukarıya doğru yükselen tiplerine ise dikit adı verilir.<br />
Sarkıt ve dikit türü bir tortullaşmanın uygun şartları şunlardır:<br />
Mağaranın üzerinde,kaynakniteliğinde bir kayacın bulunması.<br />
Yağmur sularının aşağıya doğru süzülmesi.<br />
Suyun damla damla ve sürekli akmasına neden olacak bir geçidin bulunması.<br />
Mağara içinde buharlaşmaya ve karbondioksitin kaçışına önem veren yeterli Hava akımının olması.<br />
Travertenler<br />
pamuk taşı olarak bilinir.Kalsitten oluşan,yoğun katmanlı kayaçtır. ülkemizde başlıca traverten katmenleri Denizli&#8217;nin Pamukkale yöresinde,Tokat&#8217;a bağlı turhal ilçesinde ve Giresun&#8217;a bağlıAlucra ilçesinde bulunur. <br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/yeralti-kaynaklarimiz/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/yeralti-k.../#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yeraltı Kaynaklarımız<br />
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli yeraltı kaynakları şu şekilde sıralanabilir :Yeraltı suları,petrol,kömür,doğalgaz ve çeşitli madenler.<br />
Yer Kabuğunun Tabakalı Yapısı<br />
toprak,çeşitli kayaların aşınmasından oluşan,içinde çürümüş Bitki ve hayvan kalıntılarını bulunduran bir karışımdır.Toprak kayaların aşınarak küçük taneciklere parçalanmasıyla oluşur.<br />
Toprağın oluşmasını birçok faktör etkiler.Bunlarınbaşlıcalar,bölgedeki asıl kayanın türü,bölgede yaşayan organizma türleri,zaman ve iklimdir.Sıcakve nemli iklimlerde kayalar hızlı aşındığından,toprak çabuk oluşur.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Yeraltı suları ve Yeraltı Oluşumları<br />
Yeraltı Suları<br />
Tüm denizlerin sularını göz önüne alırsanız,Dünyada herkes için bol Su olduğunu düşünebiliriz.Oysa dünyada iki tane temel içme Suyu kaynağı vardır.bunlardan biri,yüzeyüzerinde,suyu tatlı olan göllerle nehirler,diğeri ise Toprak altında depo edilmiş yeraltı sularıdır.<br />
Artezyenler<br />
Bazen su içeren geçirgen kaya katmanı,geçirgen olmayan çanak biçimli iki katman arasında bulunabilir.Eğer su yanlarda yeterli yüksekliğe ulaşırsa,geçirgen olmayan tabaka delindiğinde,basınçlı su delinen yerden fışkırır.Bu tür kuyulara Artezyen kuyu denir<br />
Artezyen kuyusunun açıldığı yer su seviyesinin altında ise,kuyu açıldığındayeraltı suyu bileşik kaplar prensibine göre kendiliğininde fışkırır.<br />
Kaynak Suları:Bazen yeraltı suyu kendiğilinden yer yüzüne çıkar Böyle Sulara kaynak Sular denir.Kaynaklar,genellikle doymuş kuşağın gözeneksiz kaya tabakasıyla tepelerin kenarlarında bulunur. Bu durumda su hiç bir yere gidemez,fakat yüzeye baskı yaparak dışarı çıkar.<br />
Artezyen kuyuları ve kaynak suları küçük yerleşim birimlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilir.<br />
Kaynak ve kuyu sularının bulunduğu bölgelerde yerleşim alanları ve endüstri tesisleri kurmakson derece tehlikelidir.Yerleşim alanlarındanve endüstri tesislerinden çıkan atık ve kirli sular,gözenekli yapıdangeçerek kaynak ve kuyu sularına karışır. Sonuçta,toplum için önemi büyük olan kuyu ve kaynaksularıda kirlenmiş olur.<br />
Dinlendirme:Su önce büyük havuzlara alınarak içindeki iri taneli madelerin dibe çökmesi sağlanır.<br />
süzme:su,üst üste sıralanmış çakıl ,kum,ince kum katmanlarından geçirilir.Bu yöntemle Suyun bulanıklığı giderilir.<br />
Havalandırma:Dinlenen su fıskıye halinde havaya püskürtülerek veya birden akıtılarak havalandırılır.<br />
Mikroplardanarıtma:Klorlama veya ozonlama yöntemi ile Sudaki mikroplar öldürülür.Bu işlemler tamamlandıktan sonrasu depolaraalınarak yerleşim yerlerine pompalanır.<br />
iyi Bir içme Suyunda Aşağıdaki Özellikler Olmalıdır:<br />
Renksiz,kokusuz,duru ve tadı hoş olmalıdır<br />
içinde mikroplar ve başka canlı,cansız kalıntılar olmamalıdır<br />
içinde vücut için yararlı madensel Tuzlar yeterince olmalıdır<br />
Yeraltı Oluşumları:<br />
Sarkıt-Dikitler Ve Travertenler:Damla damla akan suyun biriktirdiği çeşitli minerallerden oluşan tortulkayaçlardır.Bu kayaçların mağaraların tavanlarından veya yanlarından buz saçağı gibi aşağıya doğru sarkan tiplerine sarkıtdenir.Mağaranın tabanından yukarıya doğru yükselen tiplerine ise dikit adı verilir.<br />
Sarkıt ve dikit türü bir tortullaşmanın uygun şartları şunlardır:<br />
Mağaranın üzerinde,kaynakniteliğinde bir kayacın bulunması.<br />
Yağmur sularının aşağıya doğru süzülmesi.<br />
Suyun damla damla ve sürekli akmasına neden olacak bir geçidin bulunması.<br />
Mağara içinde buharlaşmaya ve karbondioksitin kaçışına önem veren yeterli Hava akımının olması.<br />
Travertenler<br />
pamuk taşı olarak bilinir.Kalsitten oluşan,yoğun katmanlı kayaçtır. ülkemizde başlıca traverten katmenleri Denizli&#8217;nin Pamukkale yöresinde,Tokat&#8217;a bağlı turhal ilçesinde ve Giresun&#8217;a bağlıAlucra ilçesinde bulunur. <br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/yeralti-kaynaklarimiz/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/yeralti-k.../#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bebekler Geceleri Neden Sık Uyanır]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-bebekler-geceleri-neden-sik-uyanir</link>
			<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 12:52:01 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-bebekler-geceleri-neden-sik-uyanir</guid>
			<description><![CDATA[Bebekler Geceleri Neden Sık Uyanır<br />
Üç aylık bebeğiniz geceleri devamlı olarak uyanıyor ve siz ne istediğini tam olarak anlayamıyorsunuz.. Onu kucağınıza alıp süt şişesini veriyorsunuz ama gerçekten bu durumu düzeltmek için ne yapacağınızı bilemiyorsunuz ve çaresizsiniz.<br />
Bebeklerin gece uykuları yetişkinlerden daha hafif ve kısa süreli olabilirken, bebeğinizin en az sizin kadar uykuya ihtiyacı olduğunu unutmayınız. Bebeğiniz bir neden olmaksızın sık sık uyanmaz. Aşağıdaki şu olasılıkları değerlendiriniz:<br />
Gece süresince ayrı olma endişesi: Bebeğiniz size yakın uyumak istiyor olabilir. Evdeki herkes iyi bir uyku düzenine kavuşana kadar farklı bir uyku düzeni oluşturunuz. Bebeğiniz yatağınızda size sokularak kendini güvende hissettiği en iyi biçimde uyuyabilir ya da yatağınızın yanına yerleştirdiğiniz beşik ya da karyolasında rahatça uyuyabilir. Bebeğiniz yanınızdaki odada uyumaya alışmış dahi olsa, bunu daha iyi düzenleyebileceğiniz bir deneme süreci geçirebilirsiniz. Bebeklerin gece süresindeki gereksinmeleri yeni yaş dönemlerine girmeleriyle değişiklik gösterir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi yeni bir uyuma düzeni eskiden geçerli olsa da günümüzde çok fazla uygulanması uygun görülmüyor. Eğer ki bebeğinizin yatağınızda ya da yatağınızın yakınındaki bir karyolada aynı odada uyumasından rahatsız oluyorsanız, bebeğiniz büyümeye başladıkça ve daha derin uykuya dalıp uykusu düzene girdikçe onu yanınızdan yavaş yavaş uzaklaştırabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<br />
Gastroesophageal Reflux: GER gece uyanmalarının en çok görülen ve gizli tıbbi nedenidir. Bebek GER ile düz yüzeye yattığında, mide asitleri yemek borusuna doğru akar ve kusma isteği verir ve neticede yetişkinlerin mide ekşimesi dedikleri bir ağrıya neden olur. Aşağıdakiler GER&#8217; i olan bebekteki bulgulardır.<br />
Gün boyunca sıkça kusmak<br />
Sadece huzursuz olmaktan daha önemli bir işaret olan ağrıyla patlak veren ağlama sonucunda uyanmak<br />
Gün içerisinde sık sık gerçekleşen karınla ilgili kolik nöbetlerine bağlı ağrı<br />
Bebeğin yiyecekleri boğazına doğru geri akmasındaki çıkardığı gırtlak sesleri<br />
Beslemeden hemen sonra kalınbağırsakta ya da karın boşluğunda duyulan sancı (kolik) GER tıbbi tedaviyle başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir, bu nedenle böyle bir olasılık için çocuk doktorunuzla konuyu tartışınız.<br />
Besin formülü alerjisi<br />
Eğer bebeğiniz yemeklerden sonra özellikle mızmız ve huysuz ise, besinden alerji kapıyor olabilir ya da eğer ki emziriyorsanız bebeğiniz ana diyetindeki süte karşı alerjik reaksiyon gösteriyor olabilir (süt ve bunun gibi ürünler en çok görülen sorun yaratıclardır. ) Diğer bulgular; yanaklarında kırmızı isilik, makatlarında ortaya çıkan kırmızılık gibi unsurlar içermektedir. Eğer bebeğinizin uykusuz gecelerinin altında yatan faktörün yiyecek alerjisi olduğundan şüpheleniyorsanız, besin düzenini değiştirin ya da doktorunuzun ya da beslenme uzmanınızın tavsiyesiyle sorunlu yiyecekleri bebeğinizin diyetinden çıkarın.<br />
Hava alerjisi<br />
Bebeğinizin uyuduğu ortamdaki herhangi birşeye olan alerjisi burnunun tıkanmasına ve kulak zarının arkasında akışkan bir sıvının oluşmasına neden olabilir. Eğer bebeğiniz düzenli olarak tıkalı bir burunla uyanıyorsa, bebeğinizin uyuduğu ortam için mümkün olduğu kadar toza dayanıklı bir ortam yaratın. Doldurulmuş hayvanlar ve tüylü oyuncaklar çok bilinen toz toplayıcılar ve toz alerjisinin kaynaklarıdır. Bu tür oyuncaklar da düzenli olarak temizlenmeli ya da ortadan kaldırılmalıdır.<br />
Ağlamak bir iletişimdir.<br />
En iyi arkadaşlarınız ya da yakınlarınız size bebeğinizi bağırmaya terketmenizi söyleyebilirler. Bunu asla yapmayınız. Bebeğinizin gece uyanmasına neden olabilecek olasılıkları aramaya devam ediniz. En sonunda hepinizin iyi bir şekilde uyumasını sağlayacak doğru düzenlemeyi, dieti, uyuma pozisyonunu ve ortamı bulacaksınız.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/bebekler-geceleri-neden-sik-uyanir/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/bebekler-.../#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bebekler Geceleri Neden Sık Uyanır<br />
Üç aylık bebeğiniz geceleri devamlı olarak uyanıyor ve siz ne istediğini tam olarak anlayamıyorsunuz.. Onu kucağınıza alıp süt şişesini veriyorsunuz ama gerçekten bu durumu düzeltmek için ne yapacağınızı bilemiyorsunuz ve çaresizsiniz.<br />
Bebeklerin gece uykuları yetişkinlerden daha hafif ve kısa süreli olabilirken, bebeğinizin en az sizin kadar uykuya ihtiyacı olduğunu unutmayınız. Bebeğiniz bir neden olmaksızın sık sık uyanmaz. Aşağıdaki şu olasılıkları değerlendiriniz:<br />
Gece süresince ayrı olma endişesi: Bebeğiniz size yakın uyumak istiyor olabilir. Evdeki herkes iyi bir uyku düzenine kavuşana kadar farklı bir uyku düzeni oluşturunuz. Bebeğiniz yatağınızda size sokularak kendini güvende hissettiği en iyi biçimde uyuyabilir ya da yatağınızın yanına yerleştirdiğiniz beşik ya da karyolasında rahatça uyuyabilir. Bebeğiniz yanınızdaki odada uyumaya alışmış dahi olsa, bunu daha iyi düzenleyebileceğiniz bir deneme süreci geçirebilirsiniz. Bebeklerin gece süresindeki gereksinmeleri yeni yaş dönemlerine girmeleriyle değişiklik gösterir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi yeni bir uyuma düzeni eskiden geçerli olsa da günümüzde çok fazla uygulanması uygun görülmüyor. Eğer ki bebeğinizin yatağınızda ya da yatağınızın yakınındaki bir karyolada aynı odada uyumasından rahatsız oluyorsanız, bebeğiniz büyümeye başladıkça ve daha derin uykuya dalıp uykusu düzene girdikçe onu yanınızdan yavaş yavaş uzaklaştırabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<br />
Gastroesophageal Reflux: GER gece uyanmalarının en çok görülen ve gizli tıbbi nedenidir. Bebek GER ile düz yüzeye yattığında, mide asitleri yemek borusuna doğru akar ve kusma isteği verir ve neticede yetişkinlerin mide ekşimesi dedikleri bir ağrıya neden olur. Aşağıdakiler GER&#8217; i olan bebekteki bulgulardır.<br />
Gün boyunca sıkça kusmak<br />
Sadece huzursuz olmaktan daha önemli bir işaret olan ağrıyla patlak veren ağlama sonucunda uyanmak<br />
Gün içerisinde sık sık gerçekleşen karınla ilgili kolik nöbetlerine bağlı ağrı<br />
Bebeğin yiyecekleri boğazına doğru geri akmasındaki çıkardığı gırtlak sesleri<br />
Beslemeden hemen sonra kalınbağırsakta ya da karın boşluğunda duyulan sancı (kolik) GER tıbbi tedaviyle başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir, bu nedenle böyle bir olasılık için çocuk doktorunuzla konuyu tartışınız.<br />
Besin formülü alerjisi<br />
Eğer bebeğiniz yemeklerden sonra özellikle mızmız ve huysuz ise, besinden alerji kapıyor olabilir ya da eğer ki emziriyorsanız bebeğiniz ana diyetindeki süte karşı alerjik reaksiyon gösteriyor olabilir (süt ve bunun gibi ürünler en çok görülen sorun yaratıclardır. ) Diğer bulgular; yanaklarında kırmızı isilik, makatlarında ortaya çıkan kırmızılık gibi unsurlar içermektedir. Eğer bebeğinizin uykusuz gecelerinin altında yatan faktörün yiyecek alerjisi olduğundan şüpheleniyorsanız, besin düzenini değiştirin ya da doktorunuzun ya da beslenme uzmanınızın tavsiyesiyle sorunlu yiyecekleri bebeğinizin diyetinden çıkarın.<br />
Hava alerjisi<br />
Bebeğinizin uyuduğu ortamdaki herhangi birşeye olan alerjisi burnunun tıkanmasına ve kulak zarının arkasında akışkan bir sıvının oluşmasına neden olabilir. Eğer bebeğiniz düzenli olarak tıkalı bir burunla uyanıyorsa, bebeğinizin uyuduğu ortam için mümkün olduğu kadar toza dayanıklı bir ortam yaratın. Doldurulmuş hayvanlar ve tüylü oyuncaklar çok bilinen toz toplayıcılar ve toz alerjisinin kaynaklarıdır. Bu tür oyuncaklar da düzenli olarak temizlenmeli ya da ortadan kaldırılmalıdır.<br />
Ağlamak bir iletişimdir.<br />
En iyi arkadaşlarınız ya da yakınlarınız size bebeğinizi bağırmaya terketmenizi söyleyebilirler. Bunu asla yapmayınız. Bebeğinizin gece uyanmasına neden olabilecek olasılıkları aramaya devam ediniz. En sonunda hepinizin iyi bir şekilde uyumasını sağlayacak doğru düzenlemeyi, dieti, uyuma pozisyonunu ve ortamı bulacaksınız.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/bebekler-geceleri-neden-sik-uyanir/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/bebekler-.../#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Psikosomatik Hastalıklar]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-psikosomatik-hastaliklar</link>
			<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 10:59:42 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-psikosomatik-hastaliklar</guid>
			<description><![CDATA[Psikosomatik Hastalıklar<br />
“Soma” vücut, beden anlamına gelir. “Psikosomatik” psikolojik kaynaklı bedenle ilgili bir durumu ifade eder. Psikiyatride “Psikosomatik bozukluk” bedensel yakınmalarla seyreden ancak organik bir bozukluktan kaynaklanmadığı ispatlanan, psikolojik kaynaklı olduğu düşünülen hastalıklara verilen isimdir.<br />
Psikiyatristlerin hastalık tanısı kriterlerini içeren DSM–4 kılavuzları bu bozukluğu şöyle tarif eder: &#8220;Belli bir süre içinde ortaya çıkan, tedavi arayışları devam eden, sosyal veya mesleki hayatının bozulmasıyla sonuçlanan birden fazla bedensel yakınmasının birlikte olmasıdır.&#8221;<br />
Psikosomatik bozukluk tanısının konması için aşağıdaki kriterler olmalıdır:<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
En az dört ayrı ağrı olması (baş ağrısı, karın ağrısı, kollarda bacak, sırt ağrısı)<br />
iki sindirim sistemi şikayeti (bulantı, şişkinlik, gebelik dışında kusma, ishal, yiyeceklerin dokunması)<br />
Bir cinsel fonksiyon ya da genital sistem belirtisi (adet düzensizliği, erkekte iktidarsızlık, kadında ve erkekte cinsel isteksizlik)<br />
Bir nörolojik belirti (denge bozukluğu, bölgesel felç veya güç azalması, yutma güçlüğü, çift görme, sağırlık, bilinç yitimi)<br />
Tıbbi muayene, laboratuar incelemeleri ve görüntüleme yöntemleri sonucunda saptanan bu şikayetleri açıklayacak organik bir bozukluğun olmaması,<br />
Kişinin alkol, uyuşturucu ya da başka bir madde bağımlısı olmaması,<br />
Psikiyatrik incelemeye olan güvensiz ve şüpheci yaklaşım.<br />
Dünya genelinde yapılmış tarama ve araştırmalar psikosomatik bozukluğu olanların en sık dahiliye uzmanlarına ve hastahanelerin acil servislerine başvurduğunu ve bu durumun gelişmekte olan ülkelerde daha sık görüldüğünü belirtiyor. Psikosomatik hastalıkları en sık tetikleyen durum ise kayıplar ve ayrılıklardır.<br />
Peki, kimler profesyonel psikolojik destek almalıdır?<br />
Psikosomatik şikayetleri olan 30 yaş altı bayanlar,<br />
Kişinin sosyal ve mesleki hayatının etkilenmeye başladığı durumlar,<br />
Şikayetleri uzun süren ve tekrarlayanlar,<br />
Tüm tıbbi tahlil ve araştırmalar sonucu organik hiçbir sebep bulunamayanlar,<br />
Bulunsa da hiçbir ilaca cevap vermeyenler.<br />
Psikolojik rahatsızlıkların tedavisine umarım toplum olarak bizler de her geçen gün daha normal bakabilmeyi başarır ve gerek halinde daha kolay destek alma şansına ulaşırız.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/psikosomatik-hastaliklar/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/psikosoma.../#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Psikosomatik Hastalıklar<br />
“Soma” vücut, beden anlamına gelir. “Psikosomatik” psikolojik kaynaklı bedenle ilgili bir durumu ifade eder. Psikiyatride “Psikosomatik bozukluk” bedensel yakınmalarla seyreden ancak organik bir bozukluktan kaynaklanmadığı ispatlanan, psikolojik kaynaklı olduğu düşünülen hastalıklara verilen isimdir.<br />
Psikiyatristlerin hastalık tanısı kriterlerini içeren DSM–4 kılavuzları bu bozukluğu şöyle tarif eder: &#8220;Belli bir süre içinde ortaya çıkan, tedavi arayışları devam eden, sosyal veya mesleki hayatının bozulmasıyla sonuçlanan birden fazla bedensel yakınmasının birlikte olmasıdır.&#8221;<br />
Psikosomatik bozukluk tanısının konması için aşağıdaki kriterler olmalıdır:<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
En az dört ayrı ağrı olması (baş ağrısı, karın ağrısı, kollarda bacak, sırt ağrısı)<br />
iki sindirim sistemi şikayeti (bulantı, şişkinlik, gebelik dışında kusma, ishal, yiyeceklerin dokunması)<br />
Bir cinsel fonksiyon ya da genital sistem belirtisi (adet düzensizliği, erkekte iktidarsızlık, kadında ve erkekte cinsel isteksizlik)<br />
Bir nörolojik belirti (denge bozukluğu, bölgesel felç veya güç azalması, yutma güçlüğü, çift görme, sağırlık, bilinç yitimi)<br />
Tıbbi muayene, laboratuar incelemeleri ve görüntüleme yöntemleri sonucunda saptanan bu şikayetleri açıklayacak organik bir bozukluğun olmaması,<br />
Kişinin alkol, uyuşturucu ya da başka bir madde bağımlısı olmaması,<br />
Psikiyatrik incelemeye olan güvensiz ve şüpheci yaklaşım.<br />
Dünya genelinde yapılmış tarama ve araştırmalar psikosomatik bozukluğu olanların en sık dahiliye uzmanlarına ve hastahanelerin acil servislerine başvurduğunu ve bu durumun gelişmekte olan ülkelerde daha sık görüldüğünü belirtiyor. Psikosomatik hastalıkları en sık tetikleyen durum ise kayıplar ve ayrılıklardır.<br />
Peki, kimler profesyonel psikolojik destek almalıdır?<br />
Psikosomatik şikayetleri olan 30 yaş altı bayanlar,<br />
Kişinin sosyal ve mesleki hayatının etkilenmeye başladığı durumlar,<br />
Şikayetleri uzun süren ve tekrarlayanlar,<br />
Tüm tıbbi tahlil ve araştırmalar sonucu organik hiçbir sebep bulunamayanlar,<br />
Bulunsa da hiçbir ilaca cevap vermeyenler.<br />
Psikolojik rahatsızlıkların tedavisine umarım toplum olarak bizler de her geçen gün daha normal bakabilmeyi başarır ve gerek halinde daha kolay destek alma şansına ulaşırız.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/psikosomatik-hastaliklar/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/psikosoma.../#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bitkisel Zayıflama]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-bitkisel-zayiflama</link>
			<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 15:08:44 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-bitkisel-zayiflama</guid>
			<description><![CDATA[Bitkisel Zayıflama<br />
Obezite<br />
Besinlerle alınan eneji miktarının, metobolizma ve fiziksel aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumlarada ortaya çıkar.<br />
Obezitenin Nedenleri<br />
Genetik yapı<br />
Bu, kalıtımsal bir şişmanlıktır, aile yapısından kaynaklandığı için kişi şişmanlıktan kendini sorumlu tutmaz. Ancak yine de kilolarını kontrol altında tutmak için dengeli beslenerek kilo almamaya çalışmalıdır. Zira, kalıtımsal da olsa, şişmanlığı dengeli beslenerek önlemek mümkündür.<br />
Hormonlar<br />
Bir insanın hormonal dengesi yaşantısında çok önemli rol oynar, özellikle kadınlarda. şişmanlığın nedeni hormonal dengenin bozulması olabilir. Bu nedenle sağlıklı zayıflama programlarında hormon testleri yapılması öngörülür.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Beslenme<br />
şişmanlığın tek sorumlusu, kişinin gereğinden fazla veya dengesiz beslenmesi olabilir. Çözümlenmesi en kolay olan şişmanlık sorununun, beslenme bozukluğundan kaynaklanan şişmanlık olduğunu söyleyebiliriz.<br />
Hareketsizlik<br />
Aldığınız kaloriyi sarfedemiyorsanız, sarfettiğiniz kalori, aldığınız kaloriden az ise şişmanlarsınız. Tembellik kiloları, harekete geçilerek atılır!<br />
Stres<br />
insanın hayatındaki boşluğu beslenmeyle doldurması sonunda ortaya çıkan bir şişmanlık sorunudur ve hayli ciddi bir sorundur. Zira işin içine psikoloji de giriyor. Stres ve depresyon kilo almada veya zayıflamada söz sahibi olan iki önemli unsur!<br />
ilaç ve operasyon: Genelleyemesek de bazı ilaçların kullanımı (depresyon gidericiler, hormon ilaçları, kortizon vs) bazı kişilere kilo aldırıyor. Bu tür ilaçlar doktor denetiminde kullanılır. Ameliyatlardan sonra da kilo almak söz konusudur; bu da ameliyat şokuyla ilgili olarak psikolojik şişmanlık şeklidir.<br />
Bitkisel Zayıflama ilaçları Sinir Sistemini Bozuyor: Bitkisel zayıflama ilaçlarının vücutta B1 vitamini (thiamin) eksikliğine yol açarak, karbonhidrat metabolizmasını etkilediği, bununda istem dışı göz kaymasına ve yürümede dengesizliğe neden olabildiği belirlendi. Aynı durumun, alkoliklerde de görülebildiğini ifade eden uzmanlar,alkoliklerde de thiamin eksikliğinin meydana gelebildiğine işaret ettiler. Bitkisel zayıflama ilaçlarının, ciddi bir rahatsızlık olan ataksiaya da yol açabildiği kaydedildi. Uzmanlar, araştırmada bitkisel ilaçların, metabolik dengesizlik yarattığını belirlediklerini açıkladılar. Araştırmada, deneklerin kaslarına thiamin enjekte eden uzmanlar, 3 gün içinde yürüme ve vücut dengesinin sağlanabildiğini gözledi. Bir ayiçinde ise hastalardaki sorunun tamamen giderildiği belirlendi.<br />
Açlık Karşısında Nasıl Dayanıklı Olunabilir: Açlık hissini duyar duymaz hemen bir şeyler atıştırmaya kalkmayın ve on dakika bekleyiniz. Belki bu süre içinde ortaya çıkan o açlık arzusunun önüne geçmiş veya açlık durumunuz herhangi bir gıda almadan da azalmış olacaktır. Bu durumda hemen bir bardak su içiniz. Mideniz dolduğunda doyma refleksi sayesinde açlık hissinizi kandırmış olacaksınız. Mide dolduğu için açlığı daha iyi tolere edebilirsiniz.Yanınızda limon varsa bir dilim kesip suyunu içiniz.içilen bir dilim limon suyu açlık hissini azaltacaktır. Büyük öğünler yerine daha sık aralıklarla az gıda yiyiniz. Doyma dorumu beyinde kontrol edilen bir merkez sayesinde yapılmaktadır. Ara öğünleri zevk alarak bekleyiniz. Açlık hissinden uzak durmanın diğer bir şekli ise hareket halinde olmaktır. Sadece kalorinin sınırlanması ile olan bir diyet uzun vadede başarılı olamaz. Onun için kalorinin sınırlanmasının yanı   sıra aynı zamanda egzersiz yapmak ve hareket halinde olmak bir o kadar önemlidir.<br />
Not: Hareketlilik paralelinde verilen kilolar kalıcı olarak verilmiş olan kilolardır.<br />
Su içmek zayıflatır: Birçok kişi sinirli ya da üzgün olduklarında ilk iş olarak  buzdolabına yönelir. Çünkü bu zamanlarda vücutta salgılanan endorfin hormonu iştah açar ve bizi yemeye yönlendirir. Oysa bu durumda yapılacak en yararlı şey su içmektir. Çünkü su, endorfin hormonu salınımını bloke ederek gereksiz yemek yemeyi engeller. Kabızlığı önler. Yeterli su alınmadığı zaman beden ihtiyacı olan<br />
suyu bağırsaklardan çektiği için kabızlık oluşur. Yemeklerden önce içilen su tokluk hissi verir.Yağların vücutta depolanmasını önler. Karaciğerin başlıca görevlerinden biri de depolanmış yağları enerjiye çevirip, yakmaktır. Ancak böbrekler yeterli su alamazsa karaciğer iyi    çalışmaz ve yağlar bedende depolanır. Vücudumuz yeterince su alamazsa bunu bir tehlike gibi algılayıp suyu saklamaya başlar. Bu da vücutta su toplanmasına özellikle el ve ayaklarda ödem oluşumuna neden olur. Bu yüzdendir ki kişinin gün içinde yeterli miktarda su içmesi çok önemlidir.<br />
Not:Eğer günde 1 saat spor yapıyorsanız, bu miktarı 1 litre arttırmanız gerekir. Genelde insanın 8 bardak (2 litre) suya ihtiyacı vardır.        Ancak kilolu kişilerin metabolizmalarını hızlandırmaları için daha fazla su tüketmeleri gerekir. Uzmanlar bunu fazladan her 12 kilo için 1 bardak su olarak ifade etmektedir.<br />
Zayıflamada Elma Vazgeçilmez<br />
Elmada yalnız 50 kalori vardır ve içinde bulunan petkinden dolayı doyurucudur. Zayıflamak için harika bir meyvedir. Düşük kalorili olduğu için kilo almayı önler, kan şekeri ve yüksek tansiyon için de oldukça faydalıdır. Elmadaki petkin maddesi, zararlı kolesterolü (LDL) düşürür; atardamarları koruyan faydalı kolesterolü (HDL) yükseltir. Elmadaki etkili maddelere yeni keşfedilen “Phenylalanin” de eklendi. Bu madde, vücutta bulunan ve kalbin çalışmasında destek olan Q enzimini faaliyete geçirir.<br />
Kilo Veremiyorsanız Beslenme Alışkanlıklarınızı Değiştirin: Sağlıklı yaşam için yemek yeme ve pişirme alışkanlıklarında yapılması gereken değişikler ile dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:<br />
Yüksek kalori içeren hazır besinlerden sakınılmalı.<br />
Aynı gruptaki besinlerin düşük kalorili olanları tercih edilmeli.<br />
Az ve sık yenmeli, öğün atlanmamalı.<br />
Mutlaka kahvaltı yapılmalı, akşamları aşırı yemek yenmemeli.<br />
Açlığı bastırmak için salatalık, havuç, elma, şeftali gibi düşük kalorili yiyecekler tercih edilmeli.<br />
Her gün sebze ve meyve yenmeye çalışılmalı. Böylece vücudun ihtiyaç duyduğu posa alınmış olunur.<br />
Beta keroten, C ve E vitamini gibi antioksidanları içeren yiyeceklerden almaya özen gösterilmeli.<br />
Yemekler için küçük tabak, salatalar için büyük tabak kullanılmalı.<br />
Yemek küçük lokmalar halinde yenmeli, iyi çiğnenmeli, acele yemek yenmemeli.<br />
Yemek yerken, TV izleme, gazete, kitap okuma gibi, başka şeylerle meşgul olunmamalı.<br />
Yemek öncesi ve yemekle birlikte su içilmeli. Günde 8-10 bardak su içmeye özen gösterilmeli.<br />
Yemekten sonra dişler fırçalanmalı.<br />
Yalnızlık duygusu varsa, bunu yiyerek bastırmaya çalışılmamalı.<br />
Etli, kıymalı yemeklere yağ konmamalı.<br />
Diyette doymuş yağ ve kolesterol miktarı azaltılmalı. Yemeklerde zeytinyağı ve diğer sıvı yağların her ikisi de kullanılmalı.<br />
Zeytinyağlı sebze yemeklerine az yağ konulmalı. (1 kilogram sebze için 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı)<br />
Her türlü kızartmadan uzak durulmalı.<br />
Kömür ateşinde aşırı pişmiş etler ve tütsülenmiş yiyeceklerden kaçınılmalı.<br />
Evde tatlı yapmamaya çalışılmalı. Çok arzu edilirse tatlandırıcı ile yapılmış sütlü tatlılar tercih edilmeli. Tatlı yerine meyve tüketilmeli.<br />
Böreklerde kıyma yerine sebze kullanılmalı. Fırında pişirilmiş börekler tercih edilmeli.<br />
Özel diyet yemekleri yapılıp, aileyle birlikte sofraya oturmaktan soyutlanmamalı. Sağlıklı pişirilen yemekler tüm aileyle paylaşılmalı.<br />
Haftada bir gün, serbest gün ilan edilip istenen şeyler yenebilir. Ancak takip eden öğünde, salata, yoğurt, sebze, meyve gibi düşük kalorili yiyeceklerle önceki öğün dengelenmeli.<br />
Vücut Aktivitesi de Arttırılmalı<br />
Sağlıklı yaşam için yeme alışkanlıklarının değiştirilmesinin yanı sıra vücut aktivitesinin de artırılmasına değinen uzmanlarca ;<br />
-Güne erken başlanmalı, 7-8 saatten fazla uyunmamalı.<br />
-Kısa mesafeler için taşıt kullanma yerine yürünmeli, asansör yerine de merdiven kullanılmalı.<br />
-Mümkünse haftanın 3-4 günü egzersiz yapılmalı. Pasif jimnastik yerine kalp-damar sistemini güçlendirecek aktif jimnastik tercih edilmeli veya günde 30 dakika-1 saat tempolu şekilde yürünmeli.<br />
Diğer Zayıflama Yöntemleri<br />
Rejim ve dengeli beslenme<br />
Kilo vermek uğruna açlık rejimleri, organizmayı kızdırır ve ilk fırsatta kaybettiklerini fazlasıyla geri alır. Sağlıklı zayıflamak için branşlarında uzman kişilere başvurulmalıdır:<br />
Beslenme uzmanı<br />
Beslenme sorunları ve metabolizmayla ilgili hastalıklar konusunda uzmandır. Basit beslenme bozukluğundan sağlığı tehdit etmeye varan ciddi kilo sorunlarına kadar her alanda size yardımcı olabilir.<br />
Diyet Uzmanı<br />
Hekim olmamakla beraber bu işin uzmanlarıyla yakın işbirliği içindedir. Kişiye kalori hesabına sadık kalarak hazırladığı dengeli beslenme reçeteleri sunar.<br />
Hormon Uzmanı<br />
Hormonal denge ve salgı sistemi onun uzmanlık alanıdır. Aşırı şişmanlık, hormonların yanlış çalıştıklarının bir göstergesi olabilir.<br />
Zayıflama Merkezi<br />
Yukarda saydığımız uzmanları bünyesinde barındırır ve genel bir sağlık taramasından geçirdikten sonra beslenme ve diyet uzmanlarının işbirliği içinde sizi ideal kilonuza getirir.<br />
Spor salonları<br />
Kasları çalıştırıp geliştirirken form tutmanızı sağlayacak aletlerin bulunduğu bu salonlarda uzmanların öngördüğü aletlerde ve bir program dahilinde çalışılır. Bu program, dengeli beslenmeyle desteklendiği takdirde fazla kiloları spor salonlarında atabilirsiniz. Zayıflama programı da uygulayan bazı spor salonlarında sağlık taraması isteniyor (ya da yapılıyor) ve sağlık durumunuza göre spor ve beslenme programınız hazırlanıyor.<br />
Enstitülerde mekanik zayıflama<br />
Enstitülerin zayıflama programlarına giren mekanik aletler farklı işlevleriyle vücudu sıkılaştırıp biçimlendirmeyi hedefler. Bunu da adaleleri çalıştırıp yağları yakarak, lenfatik drenaj uygulamasıyla toksinleri sürerek, ödemi çözüp vücuttan su atarak, bazıları da birden fazla işlevi aynı zamanda uygulayarak yaparlar. Mekanik yöntemler dengeli beslenmeyle desteklendiğinde istenen sonuca ulaşılır.<br />
Masajla zayıflama<br />
Çok çeşitli masaj yöntemleri var, bunlardan lenfatik drenaj toksinleri vücuttan sürerek toparlanma sağlıyor. Akupressür (baskı masajı) ise stres noktalarına uygulanarak, sakinleştirici etkisiyle fazla kiloların birikimine karşı çıkıyor. Masajlarda sıkılaştırıcı kozmetik ürünleri veya aromatik yağların kullanılması masajın zayıflama rejimlerindeki etkisine destek oluyor. Masajlar tek başına vücudun biçimlenmesinde, kasların toparlanmasında ve selülit tedavilerinde etkili. Dengeli beslenme ile birlikte uygulandığında kilo verirken vücudun biçimlenmesini sağlar.<br />
Yosunla zayıflama<br />
Yosunun çok çeşitli kullanımları var: Yosun maskeleri, yosun sargıları, yosun banyoları, yosun hapları gibi. Yosunun bulunduğu ortamda zehiri yokeden etkisi, vücuttan toksinleri sürmek için ideal. Ayrıca mineral açısından da çok zengin bir madde. Yosunlar maske, sargı veya banyoda lokal olarak kullanıldığında, kullanıldığı bölgede sıkılaştırıcı etkisi nedeniyle seans sonunda bir incelme sağlar. Düzenli uygulamalarla bu incelme uzun ömürlü olduğu için enstitülerin gözde kürlerinden biridir.<br />
Kozmetikte zayıflama<br />
Kremler, jeller, yağlar Kozmetikte lokal etki yapan ürünlerin bir çoğunda kafein gibi yağları parçalayan; carnitine gibi yağ asitleri üzerinde etki yaparak yağların parçalanmasını hızlandıran aktif maddeler, sarmaşık ve yosun gibi ödem çözücü ve su tutulmasını önleyen bitkiler, E vitamini gibi hücre yenileyici, C vitamini gibi cildi pürüzsüzleştiren vitaminler bulunuyor. Kozmetikler, zayıflama rejimlerinde ve her istendiği, ihtiyaç duyulduğu zamanlarda cildi ve vücudu toparlamakta etkilidir.<br />
Diyet ürünlerinin rolü<br />
Eğer kilolarla savaşmakta zorlanıyorsanız, diyet ürünleri zayıflama rejimlerinde size destek olur. Rejim yapmıyorsanız bile zor anlarınızdaki yeme arzunuzu bastırarak stres yaratmadan kilo almanıza engel olurlar. Fazla kilolardan kurtulmak uğruna stres altına girmemek için onlardan yararlanabilirsiniz.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/bitkisel-zayiflama/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/bitkisel-.../#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bitkisel Zayıflama<br />
Obezite<br />
Besinlerle alınan eneji miktarının, metobolizma ve fiziksel aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumlarada ortaya çıkar.<br />
Obezitenin Nedenleri<br />
Genetik yapı<br />
Bu, kalıtımsal bir şişmanlıktır, aile yapısından kaynaklandığı için kişi şişmanlıktan kendini sorumlu tutmaz. Ancak yine de kilolarını kontrol altında tutmak için dengeli beslenerek kilo almamaya çalışmalıdır. Zira, kalıtımsal da olsa, şişmanlığı dengeli beslenerek önlemek mümkündür.<br />
Hormonlar<br />
Bir insanın hormonal dengesi yaşantısında çok önemli rol oynar, özellikle kadınlarda. şişmanlığın nedeni hormonal dengenin bozulması olabilir. Bu nedenle sağlıklı zayıflama programlarında hormon testleri yapılması öngörülür.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Beslenme<br />
şişmanlığın tek sorumlusu, kişinin gereğinden fazla veya dengesiz beslenmesi olabilir. Çözümlenmesi en kolay olan şişmanlık sorununun, beslenme bozukluğundan kaynaklanan şişmanlık olduğunu söyleyebiliriz.<br />
Hareketsizlik<br />
Aldığınız kaloriyi sarfedemiyorsanız, sarfettiğiniz kalori, aldığınız kaloriden az ise şişmanlarsınız. Tembellik kiloları, harekete geçilerek atılır!<br />
Stres<br />
insanın hayatındaki boşluğu beslenmeyle doldurması sonunda ortaya çıkan bir şişmanlık sorunudur ve hayli ciddi bir sorundur. Zira işin içine psikoloji de giriyor. Stres ve depresyon kilo almada veya zayıflamada söz sahibi olan iki önemli unsur!<br />
ilaç ve operasyon: Genelleyemesek de bazı ilaçların kullanımı (depresyon gidericiler, hormon ilaçları, kortizon vs) bazı kişilere kilo aldırıyor. Bu tür ilaçlar doktor denetiminde kullanılır. Ameliyatlardan sonra da kilo almak söz konusudur; bu da ameliyat şokuyla ilgili olarak psikolojik şişmanlık şeklidir.<br />
Bitkisel Zayıflama ilaçları Sinir Sistemini Bozuyor: Bitkisel zayıflama ilaçlarının vücutta B1 vitamini (thiamin) eksikliğine yol açarak, karbonhidrat metabolizmasını etkilediği, bununda istem dışı göz kaymasına ve yürümede dengesizliğe neden olabildiği belirlendi. Aynı durumun, alkoliklerde de görülebildiğini ifade eden uzmanlar,alkoliklerde de thiamin eksikliğinin meydana gelebildiğine işaret ettiler. Bitkisel zayıflama ilaçlarının, ciddi bir rahatsızlık olan ataksiaya da yol açabildiği kaydedildi. Uzmanlar, araştırmada bitkisel ilaçların, metabolik dengesizlik yarattığını belirlediklerini açıkladılar. Araştırmada, deneklerin kaslarına thiamin enjekte eden uzmanlar, 3 gün içinde yürüme ve vücut dengesinin sağlanabildiğini gözledi. Bir ayiçinde ise hastalardaki sorunun tamamen giderildiği belirlendi.<br />
Açlık Karşısında Nasıl Dayanıklı Olunabilir: Açlık hissini duyar duymaz hemen bir şeyler atıştırmaya kalkmayın ve on dakika bekleyiniz. Belki bu süre içinde ortaya çıkan o açlık arzusunun önüne geçmiş veya açlık durumunuz herhangi bir gıda almadan da azalmış olacaktır. Bu durumda hemen bir bardak su içiniz. Mideniz dolduğunda doyma refleksi sayesinde açlık hissinizi kandırmış olacaksınız. Mide dolduğu için açlığı daha iyi tolere edebilirsiniz.Yanınızda limon varsa bir dilim kesip suyunu içiniz.içilen bir dilim limon suyu açlık hissini azaltacaktır. Büyük öğünler yerine daha sık aralıklarla az gıda yiyiniz. Doyma dorumu beyinde kontrol edilen bir merkez sayesinde yapılmaktadır. Ara öğünleri zevk alarak bekleyiniz. Açlık hissinden uzak durmanın diğer bir şekli ise hareket halinde olmaktır. Sadece kalorinin sınırlanması ile olan bir diyet uzun vadede başarılı olamaz. Onun için kalorinin sınırlanmasının yanı   sıra aynı zamanda egzersiz yapmak ve hareket halinde olmak bir o kadar önemlidir.<br />
Not: Hareketlilik paralelinde verilen kilolar kalıcı olarak verilmiş olan kilolardır.<br />
Su içmek zayıflatır: Birçok kişi sinirli ya da üzgün olduklarında ilk iş olarak  buzdolabına yönelir. Çünkü bu zamanlarda vücutta salgılanan endorfin hormonu iştah açar ve bizi yemeye yönlendirir. Oysa bu durumda yapılacak en yararlı şey su içmektir. Çünkü su, endorfin hormonu salınımını bloke ederek gereksiz yemek yemeyi engeller. Kabızlığı önler. Yeterli su alınmadığı zaman beden ihtiyacı olan<br />
suyu bağırsaklardan çektiği için kabızlık oluşur. Yemeklerden önce içilen su tokluk hissi verir.Yağların vücutta depolanmasını önler. Karaciğerin başlıca görevlerinden biri de depolanmış yağları enerjiye çevirip, yakmaktır. Ancak böbrekler yeterli su alamazsa karaciğer iyi    çalışmaz ve yağlar bedende depolanır. Vücudumuz yeterince su alamazsa bunu bir tehlike gibi algılayıp suyu saklamaya başlar. Bu da vücutta su toplanmasına özellikle el ve ayaklarda ödem oluşumuna neden olur. Bu yüzdendir ki kişinin gün içinde yeterli miktarda su içmesi çok önemlidir.<br />
Not:Eğer günde 1 saat spor yapıyorsanız, bu miktarı 1 litre arttırmanız gerekir. Genelde insanın 8 bardak (2 litre) suya ihtiyacı vardır.        Ancak kilolu kişilerin metabolizmalarını hızlandırmaları için daha fazla su tüketmeleri gerekir. Uzmanlar bunu fazladan her 12 kilo için 1 bardak su olarak ifade etmektedir.<br />
Zayıflamada Elma Vazgeçilmez<br />
Elmada yalnız 50 kalori vardır ve içinde bulunan petkinden dolayı doyurucudur. Zayıflamak için harika bir meyvedir. Düşük kalorili olduğu için kilo almayı önler, kan şekeri ve yüksek tansiyon için de oldukça faydalıdır. Elmadaki petkin maddesi, zararlı kolesterolü (LDL) düşürür; atardamarları koruyan faydalı kolesterolü (HDL) yükseltir. Elmadaki etkili maddelere yeni keşfedilen “Phenylalanin” de eklendi. Bu madde, vücutta bulunan ve kalbin çalışmasında destek olan Q enzimini faaliyete geçirir.<br />
Kilo Veremiyorsanız Beslenme Alışkanlıklarınızı Değiştirin: Sağlıklı yaşam için yemek yeme ve pişirme alışkanlıklarında yapılması gereken değişikler ile dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:<br />
Yüksek kalori içeren hazır besinlerden sakınılmalı.<br />
Aynı gruptaki besinlerin düşük kalorili olanları tercih edilmeli.<br />
Az ve sık yenmeli, öğün atlanmamalı.<br />
Mutlaka kahvaltı yapılmalı, akşamları aşırı yemek yenmemeli.<br />
Açlığı bastırmak için salatalık, havuç, elma, şeftali gibi düşük kalorili yiyecekler tercih edilmeli.<br />
Her gün sebze ve meyve yenmeye çalışılmalı. Böylece vücudun ihtiyaç duyduğu posa alınmış olunur.<br />
Beta keroten, C ve E vitamini gibi antioksidanları içeren yiyeceklerden almaya özen gösterilmeli.<br />
Yemekler için küçük tabak, salatalar için büyük tabak kullanılmalı.<br />
Yemek küçük lokmalar halinde yenmeli, iyi çiğnenmeli, acele yemek yenmemeli.<br />
Yemek yerken, TV izleme, gazete, kitap okuma gibi, başka şeylerle meşgul olunmamalı.<br />
Yemek öncesi ve yemekle birlikte su içilmeli. Günde 8-10 bardak su içmeye özen gösterilmeli.<br />
Yemekten sonra dişler fırçalanmalı.<br />
Yalnızlık duygusu varsa, bunu yiyerek bastırmaya çalışılmamalı.<br />
Etli, kıymalı yemeklere yağ konmamalı.<br />
Diyette doymuş yağ ve kolesterol miktarı azaltılmalı. Yemeklerde zeytinyağı ve diğer sıvı yağların her ikisi de kullanılmalı.<br />
Zeytinyağlı sebze yemeklerine az yağ konulmalı. (1 kilogram sebze için 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı)<br />
Her türlü kızartmadan uzak durulmalı.<br />
Kömür ateşinde aşırı pişmiş etler ve tütsülenmiş yiyeceklerden kaçınılmalı.<br />
Evde tatlı yapmamaya çalışılmalı. Çok arzu edilirse tatlandırıcı ile yapılmış sütlü tatlılar tercih edilmeli. Tatlı yerine meyve tüketilmeli.<br />
Böreklerde kıyma yerine sebze kullanılmalı. Fırında pişirilmiş börekler tercih edilmeli.<br />
Özel diyet yemekleri yapılıp, aileyle birlikte sofraya oturmaktan soyutlanmamalı. Sağlıklı pişirilen yemekler tüm aileyle paylaşılmalı.<br />
Haftada bir gün, serbest gün ilan edilip istenen şeyler yenebilir. Ancak takip eden öğünde, salata, yoğurt, sebze, meyve gibi düşük kalorili yiyeceklerle önceki öğün dengelenmeli.<br />
Vücut Aktivitesi de Arttırılmalı<br />
Sağlıklı yaşam için yeme alışkanlıklarının değiştirilmesinin yanı sıra vücut aktivitesinin de artırılmasına değinen uzmanlarca ;<br />
-Güne erken başlanmalı, 7-8 saatten fazla uyunmamalı.<br />
-Kısa mesafeler için taşıt kullanma yerine yürünmeli, asansör yerine de merdiven kullanılmalı.<br />
-Mümkünse haftanın 3-4 günü egzersiz yapılmalı. Pasif jimnastik yerine kalp-damar sistemini güçlendirecek aktif jimnastik tercih edilmeli veya günde 30 dakika-1 saat tempolu şekilde yürünmeli.<br />
Diğer Zayıflama Yöntemleri<br />
Rejim ve dengeli beslenme<br />
Kilo vermek uğruna açlık rejimleri, organizmayı kızdırır ve ilk fırsatta kaybettiklerini fazlasıyla geri alır. Sağlıklı zayıflamak için branşlarında uzman kişilere başvurulmalıdır:<br />
Beslenme uzmanı<br />
Beslenme sorunları ve metabolizmayla ilgili hastalıklar konusunda uzmandır. Basit beslenme bozukluğundan sağlığı tehdit etmeye varan ciddi kilo sorunlarına kadar her alanda size yardımcı olabilir.<br />
Diyet Uzmanı<br />
Hekim olmamakla beraber bu işin uzmanlarıyla yakın işbirliği içindedir. Kişiye kalori hesabına sadık kalarak hazırladığı dengeli beslenme reçeteleri sunar.<br />
Hormon Uzmanı<br />
Hormonal denge ve salgı sistemi onun uzmanlık alanıdır. Aşırı şişmanlık, hormonların yanlış çalıştıklarının bir göstergesi olabilir.<br />
Zayıflama Merkezi<br />
Yukarda saydığımız uzmanları bünyesinde barındırır ve genel bir sağlık taramasından geçirdikten sonra beslenme ve diyet uzmanlarının işbirliği içinde sizi ideal kilonuza getirir.<br />
Spor salonları<br />
Kasları çalıştırıp geliştirirken form tutmanızı sağlayacak aletlerin bulunduğu bu salonlarda uzmanların öngördüğü aletlerde ve bir program dahilinde çalışılır. Bu program, dengeli beslenmeyle desteklendiği takdirde fazla kiloları spor salonlarında atabilirsiniz. Zayıflama programı da uygulayan bazı spor salonlarında sağlık taraması isteniyor (ya da yapılıyor) ve sağlık durumunuza göre spor ve beslenme programınız hazırlanıyor.<br />
Enstitülerde mekanik zayıflama<br />
Enstitülerin zayıflama programlarına giren mekanik aletler farklı işlevleriyle vücudu sıkılaştırıp biçimlendirmeyi hedefler. Bunu da adaleleri çalıştırıp yağları yakarak, lenfatik drenaj uygulamasıyla toksinleri sürerek, ödemi çözüp vücuttan su atarak, bazıları da birden fazla işlevi aynı zamanda uygulayarak yaparlar. Mekanik yöntemler dengeli beslenmeyle desteklendiğinde istenen sonuca ulaşılır.<br />
Masajla zayıflama<br />
Çok çeşitli masaj yöntemleri var, bunlardan lenfatik drenaj toksinleri vücuttan sürerek toparlanma sağlıyor. Akupressür (baskı masajı) ise stres noktalarına uygulanarak, sakinleştirici etkisiyle fazla kiloların birikimine karşı çıkıyor. Masajlarda sıkılaştırıcı kozmetik ürünleri veya aromatik yağların kullanılması masajın zayıflama rejimlerindeki etkisine destek oluyor. Masajlar tek başına vücudun biçimlenmesinde, kasların toparlanmasında ve selülit tedavilerinde etkili. Dengeli beslenme ile birlikte uygulandığında kilo verirken vücudun biçimlenmesini sağlar.<br />
Yosunla zayıflama<br />
Yosunun çok çeşitli kullanımları var: Yosun maskeleri, yosun sargıları, yosun banyoları, yosun hapları gibi. Yosunun bulunduğu ortamda zehiri yokeden etkisi, vücuttan toksinleri sürmek için ideal. Ayrıca mineral açısından da çok zengin bir madde. Yosunlar maske, sargı veya banyoda lokal olarak kullanıldığında, kullanıldığı bölgede sıkılaştırıcı etkisi nedeniyle seans sonunda bir incelme sağlar. Düzenli uygulamalarla bu incelme uzun ömürlü olduğu için enstitülerin gözde kürlerinden biridir.<br />
Kozmetikte zayıflama<br />
Kremler, jeller, yağlar Kozmetikte lokal etki yapan ürünlerin bir çoğunda kafein gibi yağları parçalayan; carnitine gibi yağ asitleri üzerinde etki yaparak yağların parçalanmasını hızlandıran aktif maddeler, sarmaşık ve yosun gibi ödem çözücü ve su tutulmasını önleyen bitkiler, E vitamini gibi hücre yenileyici, C vitamini gibi cildi pürüzsüzleştiren vitaminler bulunuyor. Kozmetikler, zayıflama rejimlerinde ve her istendiği, ihtiyaç duyulduğu zamanlarda cildi ve vücudu toparlamakta etkilidir.<br />
Diyet ürünlerinin rolü<br />
Eğer kilolarla savaşmakta zorlanıyorsanız, diyet ürünleri zayıflama rejimlerinde size destek olur. Rejim yapmıyorsanız bile zor anlarınızdaki yeme arzunuzu bastırarak stres yaratmadan kilo almanıza engel olurlar. Fazla kilolardan kurtulmak uğruna stres altına girmemek için onlardan yararlanabilirsiniz.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/bitkisel-zayiflama/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/bitkisel-.../#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Diş Ağrısı]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-dis-agrisi</link>
			<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 15:08:44 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-dis-agrisi</guid>
			<description><![CDATA[Diş Ağrısı<br />
Diş ağrısı diş çürümesi, diş minesinin aşınması, diş etlerinin iltihaplanması veya bunlara benzer sebeplerden kaynaklanır.<br />
Diş ağrısı , neredeyse herkesin yaşamının bir veya birden fazla döneminde yakındığı bir rahatsızlıktır. Genel kanaat, diş ağrılarının basit ağrılar olduğu yönündedir ve bu sebeple dayanılmaz hale gelinceye kadar dişhekimine gitmek genellikle ertelenir. Ayrıca yine aynı kanı sebebiyle bilinçsiz ağrı kesici kullanımının ve çeşitli yöntemlerin en sık görüldüğü ağrı türlerinden biridir.<br />
Diş ağrılarının sebepleri<br />
Diş minesinin aşınması<br />
Dişeti hastalıkları<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Diş çürükleri ve diş abseleri<br />
Gömülü Dişler (yirmilik dişler)<br />
Sinüzit gibi ağız dışı hastalıklar olarak sıralanabilir.<br />
Diş ağrıları nedenleri arasında en sık görülen diş çürükleridir. Toplumun %97sinde diş çürüklerine rastlanmaktadır. Bu durum özellikle yetersiz veya kötü ağız hijyeninden kaynaklanır. Ağız içine yerleşen bakteriler şekerli ve unlu yiyecek kalıntıları ile asit oluşturur ve bu da dişin koruyucu tabakasını zayıflatarak çürüklere sebep olur.<br />
Diş ağrıları genellikle zonklama biçiminde ve son derece rahatsız edici olarak hissedilir. Ağrı gittikçe şiddetlenir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Özellikle abse gibi iltihabi bir durum mevcutsa dışarıdan farkedilecek kadar şişliklere sebep olabilir. Sıcak soğuk hassasiyeti ve dişe bastırınca hassasiyet artar. Dişlerde minik kırılmalar görülebilir.<br />
Diş ağrısı başladığında zaman kaybetmeden bir dişhekimine gitmekte yarar vardır. Çünkü diş ağrısı sebeplerinden de anlaşılacağı gibi, ağrı kendi kendine geçme özelliği göstermez ve tedavi gerektirir.<br />
Diş Ağrısı ve Tedavisi (diş ağrısına pratik çözümler)<br />
Kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır. Kimyasal yapıları sebebi ile bu gibi ilaçlar dişetinde ve çevredeki yumuşak dokularda tahrişlere sebep olabilmektedir. Bu da diş ağrısının yanında ekstra bir ağrının oluşmasına sebep olacaktır.<br />
Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda artıkları, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave ederek karıştırılmalı ve bu tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.<br />
Diş hekimine gitmeden önce ağrı kesici bir ilaç alınabilir.<br />
Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır.<br />
Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk konulabilir. Eugenol ağrının hafiflemesini sağlayacaktır. Ancak, bu işlemi yaparken eugenol ün diş etine sızması önlenmelidir. Çünkü karanfil yağı da yumuşak dokuları tahrip edici özelliğe sahiptir.<br />
Bir an önce diş hekimine başvurulmalıdır.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/dis-agrisi/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/dis-agrisi/#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Diş Ağrısı<br />
Diş ağrısı diş çürümesi, diş minesinin aşınması, diş etlerinin iltihaplanması veya bunlara benzer sebeplerden kaynaklanır.<br />
Diş ağrısı , neredeyse herkesin yaşamının bir veya birden fazla döneminde yakındığı bir rahatsızlıktır. Genel kanaat, diş ağrılarının basit ağrılar olduğu yönündedir ve bu sebeple dayanılmaz hale gelinceye kadar dişhekimine gitmek genellikle ertelenir. Ayrıca yine aynı kanı sebebiyle bilinçsiz ağrı kesici kullanımının ve çeşitli yöntemlerin en sık görüldüğü ağrı türlerinden biridir.<br />
Diş ağrılarının sebepleri<br />
Diş minesinin aşınması<br />
Dişeti hastalıkları<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Diş çürükleri ve diş abseleri<br />
Gömülü Dişler (yirmilik dişler)<br />
Sinüzit gibi ağız dışı hastalıklar olarak sıralanabilir.<br />
Diş ağrıları nedenleri arasında en sık görülen diş çürükleridir. Toplumun %97sinde diş çürüklerine rastlanmaktadır. Bu durum özellikle yetersiz veya kötü ağız hijyeninden kaynaklanır. Ağız içine yerleşen bakteriler şekerli ve unlu yiyecek kalıntıları ile asit oluşturur ve bu da dişin koruyucu tabakasını zayıflatarak çürüklere sebep olur.<br />
Diş ağrıları genellikle zonklama biçiminde ve son derece rahatsız edici olarak hissedilir. Ağrı gittikçe şiddetlenir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Özellikle abse gibi iltihabi bir durum mevcutsa dışarıdan farkedilecek kadar şişliklere sebep olabilir. Sıcak soğuk hassasiyeti ve dişe bastırınca hassasiyet artar. Dişlerde minik kırılmalar görülebilir.<br />
Diş ağrısı başladığında zaman kaybetmeden bir dişhekimine gitmekte yarar vardır. Çünkü diş ağrısı sebeplerinden de anlaşılacağı gibi, ağrı kendi kendine geçme özelliği göstermez ve tedavi gerektirir.<br />
Diş Ağrısı ve Tedavisi (diş ağrısına pratik çözümler)<br />
Kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır. Kimyasal yapıları sebebi ile bu gibi ilaçlar dişetinde ve çevredeki yumuşak dokularda tahrişlere sebep olabilmektedir. Bu da diş ağrısının yanında ekstra bir ağrının oluşmasına sebep olacaktır.<br />
Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda artıkları, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave ederek karıştırılmalı ve bu tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.<br />
Diş hekimine gitmeden önce ağrı kesici bir ilaç alınabilir.<br />
Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır.<br />
Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk konulabilir. Eugenol ağrının hafiflemesini sağlayacaktır. Ancak, bu işlemi yaparken eugenol ün diş etine sızması önlenmelidir. Çünkü karanfil yağı da yumuşak dokuları tahrip edici özelliğe sahiptir.<br />
Bir an önce diş hekimine başvurulmalıdır.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/dis-agrisi/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/dis-agrisi/#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Diş Gıcırdatma]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-dis-gicirdatma</link>
			<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 15:08:44 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-dis-gicirdatma</guid>
			<description><![CDATA[Diş Gıcırdatma<br />
Geceleri uyurken dişlerimi fazlasıyla gıcırdatıyorum.Uyandığımda çenem ve dişlerim çok ağrıyor. Bu konuda neler yapmam gerekir.<br />
Gece uyku sırasında dişleri sıkma yada gıcırdatma altta yatan önemli bir sorun olmamasına rağmen, genellikle psikolojik duruma bağlı olarak ortaya çıkar. bu durumun her gece devam etmesi yüzünden zamanla zorlanmaya bağlı olarak: çene kaslarında ağrı,bağ ağrısı,dişlerde aşınmaya ve dişeti sorunlarına neden olabilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Bir psikiyatrla görüşmenizde fayda var. Eğer hekiminiz stres ve gerginlik yaratan bir sebep bulursa, uygulayacağı tedavi yararlı sonuç verecektir. Ayrıca çene ve dişleri korumak amaçlı olarak diş hekimleri tarafından ağzın kalıbı alınarak üretilen koruyucu protezleri gece yatarken takmakta sizi rahatlatabilir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, botulinum toksini uygulamalarıda çene kaslarının gücünü azaltarak sorununuz için bir tedavi seçeneği oluşturarak yardımcı olur.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/dis-gicirdatma/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/dis-gicirdatma/#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Diş Gıcırdatma<br />
Geceleri uyurken dişlerimi fazlasıyla gıcırdatıyorum.Uyandığımda çenem ve dişlerim çok ağrıyor. Bu konuda neler yapmam gerekir.<br />
Gece uyku sırasında dişleri sıkma yada gıcırdatma altta yatan önemli bir sorun olmamasına rağmen, genellikle psikolojik duruma bağlı olarak ortaya çıkar. bu durumun her gece devam etmesi yüzünden zamanla zorlanmaya bağlı olarak: çene kaslarında ağrı,bağ ağrısı,dişlerde aşınmaya ve dişeti sorunlarına neden olabilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Bir psikiyatrla görüşmenizde fayda var. Eğer hekiminiz stres ve gerginlik yaratan bir sebep bulursa, uygulayacağı tedavi yararlı sonuç verecektir. Ayrıca çene ve dişleri korumak amaçlı olarak diş hekimleri tarafından ağzın kalıbı alınarak üretilen koruyucu protezleri gece yatarken takmakta sizi rahatlatabilir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, botulinum toksini uygulamalarıda çene kaslarının gücünü azaltarak sorununuz için bir tedavi seçeneği oluşturarak yardımcı olur.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/dis-gicirdatma/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/dis-gicirdatma/#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Denizli, Beyağaç]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-denizli-beyagac</link>
			<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 11:49:29 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-denizli-beyagac</guid>
			<description><![CDATA[Daha çok, tarihi kalıntılardan ziyade, yeşilliğin ve tabiat güzelliklerinin ön plana çıktığı bir yöremiz. Özellikle, bu civarda çadırlı kamping arayanlar için ideal ve güzel yerler var. Yani; tertemiz bir hava, bol oksijen, yazın sıcak günlerinde serin bir ortam arzulayanlar için, burası ideal. Buyrun, Beyağaç&#8217;a. xxxxxxxxxxxxxxxxxx ULAŞIM: İlçe, il merkezi Denizli’ye: 94 km. uzaklıktadır. xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx TARİH: [...&#93;<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-beyagac/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-beyagac/#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Daha çok, tarihi kalıntılardan ziyade, yeşilliğin ve tabiat güzelliklerinin ön plana çıktığı bir yöremiz. Özellikle, bu civarda çadırlı kamping arayanlar için ideal ve güzel yerler var. Yani; tertemiz bir hava, bol oksijen, yazın sıcak günlerinde serin bir ortam arzulayanlar için, burası ideal. Buyrun, Beyağaç&#8217;a. xxxxxxxxxxxxxxxxxx ULAŞIM: İlçe, il merkezi Denizli’ye: 94 km. uzaklıktadır. xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx TARİH: [...]<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-beyagac/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-beyagac/#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Denizli, Çardak]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-denizli-cardak</link>
			<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 11:49:29 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-denizli-cardak</guid>
			<description><![CDATA[Çardak denildiğinde, aklıma gelen: küçük ve güzel bir ilçe. Özellikle: Acıgöl ilginç. Gölün hemen kıyısında; bir kimyasal fabrikası var. Öğrendiğime göre, Acıgölden elde edilen kimyasal bir madde; çamaşır yıkama deterjanlarındaki bir hammadde olarak kullanılıyormuş. Bu nedenle, gölün hemen kıyısında, bu kimyasal maddenin üretilmesine yönelik bir fabrika kurulmuş. Bu göl gerçekten ilginç. Göldeki bu hammaddeyi elde [...&#93;<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-cardak/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-cardak/#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Çardak denildiğinde, aklıma gelen: küçük ve güzel bir ilçe. Özellikle: Acıgöl ilginç. Gölün hemen kıyısında; bir kimyasal fabrikası var. Öğrendiğime göre, Acıgölden elde edilen kimyasal bir madde; çamaşır yıkama deterjanlarındaki bir hammadde olarak kullanılıyormuş. Bu nedenle, gölün hemen kıyısında, bu kimyasal maddenin üretilmesine yönelik bir fabrika kurulmuş. Bu göl gerçekten ilginç. Göldeki bu hammaddeyi elde [...]<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-cardak/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-cardak/#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Denizli, Çivril]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-denizli-civril</link>
			<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 16:16:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-denizli-civril</guid>
			<description><![CDATA[Çivril ilçesine ilk gittiğimde: çok modern ve lüks bir ilçe merkezi gördüm. İlçe merkezinde, çok güzel mağaza ve ticarethaneler var. Özellikle: kuyumcu dükkanlarının bolluğu dikkatimi çekti. Yeşil Çivril markası ile ünlenen, yeşil pakette satılan, sakız markasının sahiplerinin buralı olduklarını duyunca ve yörelerine her türlü yatırımı yaptıklarını öğrenince, bunun yani ilçe merkezinin bu kadar güzel olmasının [...&#93;<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-civril/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-civril/#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Çivril ilçesine ilk gittiğimde: çok modern ve lüks bir ilçe merkezi gördüm. İlçe merkezinde, çok güzel mağaza ve ticarethaneler var. Özellikle: kuyumcu dükkanlarının bolluğu dikkatimi çekti. Yeşil Çivril markası ile ünlenen, yeşil pakette satılan, sakız markasının sahiplerinin buralı olduklarını duyunca ve yörelerine her türlü yatırımı yaptıklarını öğrenince, bunun yani ilçe merkezinin bu kadar güzel olmasının [...]<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-civril/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-civril/#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeşil Çayın Faydaları]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-yesil-cayin-faydalari</link>
			<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 12:10:13 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-yesil-cayin-faydalari</guid>
			<description><![CDATA[Yeşil Çayın Faydaları<br />
Yeşil çay ve yararları hakkında eğer hala şüphesi olan ve içmeye henüz başlamamış olanlar varsa, bir kere daha yeşil çayın faydalarını hatırlatmakta yarar var.<br />
Günde tüketilecek bir fincan yeşil çayın sadece vücudun hastalıklara karşı savaşma konusunda bağışıklık sisteminize destek olduğunu düşünüyorsanız, sizin için daha da güzel haberlerimiz var!<br />
Kanser Riskini Düşürür<br />
Bir çeşit antioksidan olan polifenoller yeşil çayın içinde bol miktarda mevcuttur. Bu antioksidan çeşidi, kanser hücrelerinin vücudunuza yerleşmesini zorlaştırır, kan damarlarındaki akışkanlığı arttırır. Yapılan pek çok çalışma sonucunda şunu biliyoruz ki, yeşil çay içmek, meme, kolon, mide, ve prostat kanserleri riskini düşürmektedir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Cildi Pürüzlerden Kurtarır<br />
Bir sıyrık, ısırık veya ufak bir cilt yaranız varsa, size çok ilginç bir yöntem önerebiliriz. Yeşil çay yapraklarını, demleme sonrası atmayın. Islanmış yeşil çay yapraklarına bir miktar pamuk bastırın, daha sonra bunu cildinize sürün. Çay, doğal bir antiseptik görevi görür ve ciltte bölgesel kaşınmayı önlemede de destek olur.<br />
Güneş yanıkları veya akşamdan kalma gözaltı morlukları için de aynı yöntemi uygulayabilirsiniz. Yeşil çay aynı zamanda güneşten kaynaklanan cilt kanserini önlemede yardımcı maddeler barındırır. Güneşe çıkmadan önce pamukla ıslatılmış yeşil çay özütlerinden cildinize sürebilirsiniz.<br />
Kan Basıncınızı Düzenler<br />
Sağlıklı bir kan basıncı oranına sahip olmanın önemini bilenlerdenseniz bu bilgi de ilginizi çekebilir. Günde sadece yarım fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla %50 daha az hipertansiyon riskleri bulunuyor.Polifenollere geri dönüyoruz, yeşil çay içerisinde bulunan bu antioksidanlar, yüksek kan basıncını önler ve kan damarlarının büzüşüp daralmasını önler.<br />
Hafızanızı canlı tutar<br />
Yeşil çayın hafızayı diri tuttuğunu biliyor muydunuz? Yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırmada, günde en az 2 fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla daha az zihinsel gerileme ve idrak kabiliyeti sorunları yaşadığı gözlemlenmiştir.<br />
Bunun sebebi, yeşil çayın içinde bulunan antioksidanların, vücudumuzdaki serbest radikaller ile savaşması ve böylece beynimizdeki sinirlere ekstra bir koruma sağlamasıdır. Hem lezzetli, hem de sizi Alzheimer ve Parkinson hastalıklarından koruyan bu sihirli içeceği mutlaka tüketin.<br />
Genç Kalın<br />
Daha genç ve daha sağlıklı arterlere sahip olmak, sizin de daha sağlıklı ve genç bir vücuda sahip olmanız anlamına gelir. Kan damarlarında oluşacak sorunlar, kalp krizi ve felç riskinizi artıracak serbest radikallerin çoğalması ile enerjiniz azalır ve gerçek yaşınız yukarıya fırlar.<br />
Ne kadar yeşil çay gerekiyor? Günlük 1-2 fincan tüketeceğiniz yeşil çay sayesinde bozulan arterlerden, tıkanmaktan dolayı oluşan kolesterole kadar tüm sorunların oluşmasını önleyebilir.<br />
Kilo Verdirir<br />
Evet şaşırmayın. Son önerimiz belki de şu sıralar en çok kafanıza takılan sağlık sorunlarından biri! Yeşil çay içeriğindeki maddeler sayesinde kan akışınız hızlanır, kalori yakma işlemleri vücudunuzda daha çok yer bulur, ve her bir yudum bu işlemleri arttırır. Son zamanlarda yeşil çayın göbek çevresindeki yağların eritilmesinde etkili olduğu da belirtilmektedir. Bu sihirli içeceği hayatınıza sokun, farkı göreceksiniz!<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/yesil-cayin-faydalari/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/yesil-cay.../#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yeşil Çayın Faydaları<br />
Yeşil çay ve yararları hakkında eğer hala şüphesi olan ve içmeye henüz başlamamış olanlar varsa, bir kere daha yeşil çayın faydalarını hatırlatmakta yarar var.<br />
Günde tüketilecek bir fincan yeşil çayın sadece vücudun hastalıklara karşı savaşma konusunda bağışıklık sisteminize destek olduğunu düşünüyorsanız, sizin için daha da güzel haberlerimiz var!<br />
Kanser Riskini Düşürür<br />
Bir çeşit antioksidan olan polifenoller yeşil çayın içinde bol miktarda mevcuttur. Bu antioksidan çeşidi, kanser hücrelerinin vücudunuza yerleşmesini zorlaştırır, kan damarlarındaki akışkanlığı arttırır. Yapılan pek çok çalışma sonucunda şunu biliyoruz ki, yeşil çay içmek, meme, kolon, mide, ve prostat kanserleri riskini düşürmektedir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Cildi Pürüzlerden Kurtarır<br />
Bir sıyrık, ısırık veya ufak bir cilt yaranız varsa, size çok ilginç bir yöntem önerebiliriz. Yeşil çay yapraklarını, demleme sonrası atmayın. Islanmış yeşil çay yapraklarına bir miktar pamuk bastırın, daha sonra bunu cildinize sürün. Çay, doğal bir antiseptik görevi görür ve ciltte bölgesel kaşınmayı önlemede de destek olur.<br />
Güneş yanıkları veya akşamdan kalma gözaltı morlukları için de aynı yöntemi uygulayabilirsiniz. Yeşil çay aynı zamanda güneşten kaynaklanan cilt kanserini önlemede yardımcı maddeler barındırır. Güneşe çıkmadan önce pamukla ıslatılmış yeşil çay özütlerinden cildinize sürebilirsiniz.<br />
Kan Basıncınızı Düzenler<br />
Sağlıklı bir kan basıncı oranına sahip olmanın önemini bilenlerdenseniz bu bilgi de ilginizi çekebilir. Günde sadece yarım fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla %50 daha az hipertansiyon riskleri bulunuyor.Polifenollere geri dönüyoruz, yeşil çay içerisinde bulunan bu antioksidanlar, yüksek kan basıncını önler ve kan damarlarının büzüşüp daralmasını önler.<br />
Hafızanızı canlı tutar<br />
Yeşil çayın hafızayı diri tuttuğunu biliyor muydunuz? Yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırmada, günde en az 2 fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla daha az zihinsel gerileme ve idrak kabiliyeti sorunları yaşadığı gözlemlenmiştir.<br />
Bunun sebebi, yeşil çayın içinde bulunan antioksidanların, vücudumuzdaki serbest radikaller ile savaşması ve böylece beynimizdeki sinirlere ekstra bir koruma sağlamasıdır. Hem lezzetli, hem de sizi Alzheimer ve Parkinson hastalıklarından koruyan bu sihirli içeceği mutlaka tüketin.<br />
Genç Kalın<br />
Daha genç ve daha sağlıklı arterlere sahip olmak, sizin de daha sağlıklı ve genç bir vücuda sahip olmanız anlamına gelir. Kan damarlarında oluşacak sorunlar, kalp krizi ve felç riskinizi artıracak serbest radikallerin çoğalması ile enerjiniz azalır ve gerçek yaşınız yukarıya fırlar.<br />
Ne kadar yeşil çay gerekiyor? Günlük 1-2 fincan tüketeceğiniz yeşil çay sayesinde bozulan arterlerden, tıkanmaktan dolayı oluşan kolesterole kadar tüm sorunların oluşmasını önleyebilir.<br />
Kilo Verdirir<br />
Evet şaşırmayın. Son önerimiz belki de şu sıralar en çok kafanıza takılan sağlık sorunlarından biri! Yeşil çay içeriğindeki maddeler sayesinde kan akışınız hızlanır, kalori yakma işlemleri vücudunuzda daha çok yer bulur, ve her bir yudum bu işlemleri arttırır. Son zamanlarda yeşil çayın göbek çevresindeki yağların eritilmesinde etkili olduğu da belirtilmektedir. Bu sihirli içeceği hayatınıza sokun, farkı göreceksiniz!<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/yesil-cayin-faydalari/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/yesil-cay.../#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Göbek Eriten Diyet]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-gobek-eriten-diyet</link>
			<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 12:10:13 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-gobek-eriten-diyet</guid>
			<description><![CDATA[Göbek Eriten Diyet<br />
Eğer belirli bir bölgenizden (basen, göbek…) zayıflamak istiyor fakat bunu başaramıyorsanız umutsuzluğa düşmeyin. Böyle bir isteği ancak özel diyetlerle gerçekleştirebilirsiniz.<br />
Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğiz.<br />
Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz.<br />
Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir.<br />
Bu programı 3 hafta uygulayın, 21&#8242;inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Mekik hareketi<br />
Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.<br />
Sopalı hareket<br />
Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.<br />
Bel kasları için mekik<br />
Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır.<br />
Haftanın tek günleri bunları yiyin<br />
Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak).<br />
Sabah sporu<br />
35 – 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından fotoğraftaki gibi 15-20 dakika spor.<br />
Duş<br />
Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak.<br />
Kahvaltı<br />
 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali<br />
Ara<br />
2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.<br />
Öğle<br />
1 porsiyon ızgara tavuk (derisiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).<br />
Ara (saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi.<br />
Ara (saat 17.30): 1 adet yeşil elma.<br />
Akşam<br />
4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.<br />
Gece<br />
1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.<br />
Yasaklar<br />
- Kolalı, şekerli içecekler<br />
- Kızartma<br />
- Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk – balık derisi, tam yağlı süt)<br />
- Alkol (özellikle bira)<br />
- Beyaz un<br />
- Beyaz şeker<br />
- Doğum kontrol hapları<br />
- Aşırı gündüz uykusu<br />
- Çikolata<br />
- Yağlı çerezler<br />
- Cips<br />
Zayıflatıcı çayı elinizden düşürmeyin<br />
Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak.<br />
Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam yemeği mümkün olduğunca erken yenilecek.<br />
Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/gobek-eriten-diyet-3/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/gobek-eri.../#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Göbek Eriten Diyet<br />
Eğer belirli bir bölgenizden (basen, göbek…) zayıflamak istiyor fakat bunu başaramıyorsanız umutsuzluğa düşmeyin. Böyle bir isteği ancak özel diyetlerle gerçekleştirebilirsiniz.<br />
Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğiz.<br />
Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz.<br />
Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir.<br />
Bu programı 3 hafta uygulayın, 21&#8242;inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Mekik hareketi<br />
Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.<br />
Sopalı hareket<br />
Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.<br />
Bel kasları için mekik<br />
Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır.<br />
Haftanın tek günleri bunları yiyin<br />
Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak).<br />
Sabah sporu<br />
35 – 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından fotoğraftaki gibi 15-20 dakika spor.<br />
Duş<br />
Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak.<br />
Kahvaltı<br />
 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali<br />
Ara<br />
2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.<br />
Öğle<br />
1 porsiyon ızgara tavuk (derisiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).<br />
Ara (saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi.<br />
Ara (saat 17.30): 1 adet yeşil elma.<br />
Akşam<br />
4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.<br />
Gece<br />
1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.<br />
Yasaklar<br />
- Kolalı, şekerli içecekler<br />
- Kızartma<br />
- Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk – balık derisi, tam yağlı süt)<br />
- Alkol (özellikle bira)<br />
- Beyaz un<br />
- Beyaz şeker<br />
- Doğum kontrol hapları<br />
- Aşırı gündüz uykusu<br />
- Çikolata<br />
- Yağlı çerezler<br />
- Cips<br />
Zayıflatıcı çayı elinizden düşürmeyin<br />
Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak.<br />
Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam yemeği mümkün olduğunca erken yenilecek.<br />
Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.<br />
<br />
Comments: <a href="http://www.yararlibilgiler.net/gobek-eriten-diyet-3/#comments" target="_blank">http://www.yararlibilgiler.net/gobek-eri.../#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Denizli, Çal]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-denizli-cal</link>
			<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 05:46:00 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-denizli-cal</guid>
			<description><![CDATA[İlçe, en erken dönemlerden itibaren, leziz şarapları ile ün salmıştır. Hatta, Çalkarası olarak adlandırılan ve dünya çapında tanınan üzüm türüne adını vermiştir. Denizli-Çal arasında karayolunda ilerlerken, bir süre sonra, sağ yanda, bir cami minaresi göreceksiniz. Ancak, ortada cami yok, yanlızca minare var. Bu ilgimi çekmişti. Bu minare: daha sonra öğrendiğime göre: Şapcılar köyünde “kırık minare” [...&#93;<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-cal/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-cal/#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İlçe, en erken dönemlerden itibaren, leziz şarapları ile ün salmıştır. Hatta, Çalkarası olarak adlandırılan ve dünya çapında tanınan üzüm türüne adını vermiştir. Denizli-Çal arasında karayolunda ilerlerken, bir süre sonra, sağ yanda, bir cami minaresi göreceksiniz. Ancak, ortada cami yok, yanlızca minare var. Bu ilgimi çekmişti. Bu minare: daha sonra öğrendiğime göre: Şapcılar köyünde “kırık minare” [...]<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-cal/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-cal/#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Denizli, Buldan]]></title>
			<link>http://www.neylersin.net/Konu-denizli-buldan</link>
			<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 10:07:07 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.neylersin.net/Konu-denizli-buldan</guid>
			<description><![CDATA[Buldan, küçük bir yerleşim yeri. Merkez, zaten tamamen tekstil ürünlerinin satıldığı alışveriş dükkanlarıyla dolu. Sokaklarda: dükkanlar tarafından gerek kapı önüne ve gerekse dükkanın her tarafına yerleştirilmiş tekstil ürünleriyle, kendinizi tam bir kıyafet panayırında buluyorsunuz. Ancak, Buldan denildiğinde, elbette ilk akla gelen “Buldan Bezi” ve bu kumaştan üretilen kıyafetler. Bunun dışında, Buldan bölgesine gittiğimde: buradaki tekstil [...&#93;<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-buldan/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-buldan/#comments</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Buldan, küçük bir yerleşim yeri. Merkez, zaten tamamen tekstil ürünlerinin satıldığı alışveriş dükkanlarıyla dolu. Sokaklarda: dükkanlar tarafından gerek kapı önüne ve gerekse dükkanın her tarafına yerleştirilmiş tekstil ürünleriyle, kendinizi tam bir kıyafet panayırında buluyorsunuz. Ancak, Buldan denildiğinde, elbette ilk akla gelen “Buldan Bezi” ve bu kumaştan üretilen kıyafetler. Bunun dışında, Buldan bölgesine gittiğimde: buradaki tekstil [...]<br />
Comments: <a href="http://www.gezi-yorum.net/denizli-buldan/#comments" target="_blank">http://www.gezi-yorum.net/denizli-buldan/#comments</a>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>